Ana içeriğe atla

Hayalet


Bir adamın karısı oldukça hastadır. Ölüm yatağında kocasına şöyle der : Seni çok seviyorum ! Seni terketmek istemiyorum ! Bana ihanet etmeni istemiyorum ! Ben öldüğümde başka bir kadınla birlikte olmayacağına bana söz ver. Yoksa sık sık geri döneceğim.

Kadının ölümünden bir kaç aylık bir sürede adam başka kadınlarla birlikte olmaktan kaçındı ama sonunda bir kadına aşık oldu.
O kadınlar nişanlanlandığı gece eşinin hayaleti göründü ve onu sözünü tutmamakla suçladı. Ölen eşinin hayaleti bu geceden sonra her gece gelerek onu taciz etmeye başladı. Eşinin hayeleti adam ile nişanlısı arasında geçen her konuşmayı kelimesi kelimesine ve (her şeyi) aynen ona anlatıyordu. Bu durum adamı o kadar üzüyordu ki gözüne uyku girmez olmuştu.

Umutsuzca köyünde yaşayan bir Zen ustasına giderek ondan yardım istedi. Zen ustası adamın söylediklerini dinledikten sonra "Çok akıllı bir hayaletmiş ! " dedi. "Evet" diye cevap verdi adam. "Söylediğim ve yaptığım herşeyi en ince detayına kadar hatırlıyor !"

Zen ustası gülümsedi. "Böyle bir hayalete hayran olmalısın, sana bir sonraki sefere onu gördüğünde ne yapacağını söyleyeceğim" dedi.

O gece hayalet tekrar geldi. Adam hayaletin herzaman ki konuşmalarını Zen ustasının söylediği gibi cevapladı "Sen çok akıllı bir hayaletsin !" dedi ve devam etti konuşmasına : " Bilirsin ki senden bir şey gizleyemem, eğer benim bir soruma cevap verirsen nişanlımdan ayrılacağım ve hayatım boyunca yalnız yaşayacağım" dedi. "Sor sorunu o zaman" dedi hayalet. Adam masanın üzerinde bulunan geniş bir kabın içindeki fasülye tanelerini avuçladı ve ona sordu : "Söyle bana elimde tam olarak kaç tane fasülye var ?"

O anda hayalet ortadan kayboldu ve bir daha hiç gözükmedi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Güneşin Oğlu" Filminden

"Yok yok, bu sefer kendimi hayata yada zamana bırakacak değilim. Bu sefer kararları ben vereceğim." İşte, bir insanın düşebileceği en ulvi hata: kibir. Herşeyin en iyisini kendinin bildiğini düşünürsün. Her zaman kazanacağından eminsindir. Başka insanların hayatlarının senin için hiçbir önemi yoktur. Onlar, sen varsın diye vardırlar, sen daha iyi yaşa diye. Hatta bazen seni o kadar rahatsız ederler ki bunların sayısı ne kadar az olursa okadar iyi dersin kendi kendine, bu yüzden de hastalıklı bir meydan okuma içinde ordan oraya saldırır durursun ve bu uğurda yalan üstüne yalan söylersin. Ve bu yalan bazen o kadar büyür ki kendine bile inanırsın. Ve zamanla kendini kandırman imkansız hale gelir. İşte o zaman bi tane daha kendine ihtiyaç duyarsın, senin gibi olmayan ikinci birine mesela bir kadına. İnsanlar yaşlandıkça bazı şeyleri daha iyi anlar derler. Hayatım boyunca bir mucize bekledim, gerçek üstü bir olay. Fakat mucizenin içine o kadar çok baktım ki şimdi beni ancak ge...

Bir Müslüman agnostik olabilir ama Hıristiyan olması hoş değil

Fethullah Gülen söyleşisi yayınlanırken çıkan ateist-terörist tartışması bende ate, agnostik, deist insanların iç dünyalarına dair bir merak uyandırdı. Bu konu teologlarla da filozoflarla da konuşulabilirdi. Ama teorinin soğuk yüzüne bakmak değil, duygular dünyasında gezinmek istedim. Aradım, taradım, Prof. Dr. Mete Tunçay'da karar kıldım. Ayrıca Süleyman Hayri Bolay'la da benzer konuları konuştum. Mete Tunçay'ı, tarih bilimine armağan ettiği kapsamlı eserlerden de tanıyorsunuz, Abant Toplantıları'ndaki, toplumun değişik katmanlarının demokrasi ortak paydasında buluşması için izlediği yapıcı tavırlardan da. O bir agnostik, yani Tanrı'nın varlığının bilinemeyeceğini, ama kendisinin kültürel olarak Müslüman olduğunu düşünüyor. İnancı benimkinden farklı insanlarla iletişim kurmanın yararını öğrenip, zevkini yaşamayı borçlu olduğum mesleğime şükran duyuyorum. Bolay'la yaptığım konuşmayı da daha sonra sizlerle paylaşacağım. Agnostik olmaya nasıl karar verdiniz? 11...